Connect with us

Haberler

Billy Zane: “Oyunculara duygusal dublörlük ücreti verilmeli”

Published

on

Titanic yıldızlarından Zane, Lifetime’ın “Devil On Campus: The Larry Ray Story” şeytani Larry Ray’i canlandırıyor.

Birçok podcaste ve belgesele ilham verdikten sonra, Sarah Lawrence “seks tarikatının” çılgın hikayesi, popüler kültür evriminin bir sonraki aşamasına ulaştı:  Lifetime tarafından çekilecek bir film.

Devil On Campus: The Larry Ray Story; 2010 yılında Sarah Lawrence kolejindeki kızının kaldığı yurda taşınan ve bunun sonrasında yurtta kalan gençlerin hayatları üzerinde psikolojik, fiziksel ve cinsel manipülasyon, taciz yoluyla yavaş yavaş kontrol sahibi olan eski bir hükümlünün hikayesinin canlandırıldığı bir yapım. Film Manuela Sosa, Alexis Sides, Frankie Warren, Miles Merry, Erin Walsh ve Tedra Rogers tarafından canlandırılan öğrencilerin, Ray’in baskıcı etkisi altında on yıl boyunca yaşadıklarını ve sonunda basında ifşa edilip  tutuklanmasını anlatıyor. (Ray şu anda 60 yıl hapis cezası çekiyor.)

Gerçek Larry Ray, kişiliği ve fiziksel boyutuyla büyüleyici, kel bir adam. Zane için biçilmiş kaftan gibi görünen bir roldü ancak oyuncu senaryoyu ilk okuduğunda role ısınamıyor. “Geçmişte kötü karakterleri oynadım ve sonra bir süre bundan kaçındım,” diyor Zane  . “Fakat sonra tuhaf doğası nedeniyle role karşı koyamadım.”

Zane, Entertainment Weekly’ye Ray rolü için geçirdiği dönüşümü (yani “büyük bir göbeğe sahip olmayı”), Elisabeth Rohm tarafından nasıl harika yönetildiğini, kendisinin ve oyuncu kadrosunun tüm o yoğun taciz sahnelerini nasıl atlattığın, iki küçük kız babası olmanın rolü neden daha da “korkutucu” hale getirdiğini anlatıyor.

ENTERTAINMENT WEEKLY: Senaryoyu ilk okuduğunuzda Sarah Lawrence “tarikatını” hiç duymamıştınız. Kötü şöhretli Larry Ray’i oynamak sizi neden cezbetti?

BILLY ZANE: [Hikaye] beni de herkes kadar şaşırttı ve sonra belgeselleri izlemeye ve podcast’i dinlemeye başladım ve “Nasıl yani…” diye düşündüm. Başlangıçta bir tür olarak ne kadar hassas olduğumuz, telkinlere ne kadar kolay kapıldığımız ve daha fazlası için geri gelme arzumuz beni büyüledi.

Sonra, tabii ki, bir karakter çalışması bakış açısından, her zaman neden ve neyin devam ettiği ve bu bağlantı ve mantığa neyin yol açtığıyla ilgileniyorum. Bu travma döngüsüydü, değil mi? Açıkça bu toplumumuzda tekrar eden bir tema. Bunu sadece görüyoruz: zorbalar zorbalığa uğradı ve tecavüzcüler tecavüze uğradı ve tarikat liderleri belki de tarikat üyeleriydi – hatta bunu bilmeden, kendi evinizde bile yaşadınız.

Oyuncular sıklıkla canlandırdıkları karakteri yargılamamanın önemli olduğundan bahsederler. Siz buna katılıyor musunuz ve Larry’nin motivasyonlarını nasıl yorumladınız?

Elbette, hiçbir şeyi yargılamaktan kendinizi alamıyorsunuz. İğrenç yasadışılık, manipülasyonun trajedisi ve kaybedilen zaman konusunda bir pozisyonunuz var. Ancak bu kararlara nasıl vardığının akılcılaştırılması beni kesinlikle büyüledi. Ancak Ray’in bundan çılgınca bir tatmin aldığını düşünmüyorum.

Larry’nin çocukluğunda, gençliğinde insanlara zorbalık yaparken detaylıca düşündüğünü sanmıyorum. “Param mı bitti? Para bulmam gerek! Bu yüzden kendimi ve başkalarını bana” borçlu olduklarına ikna etmeliyim” Ve çocukların paraları yoksa, ebeveynlerinden alacaklar. Sadece yoluma devam etmeliyim. Işıkları açık tutmalı, makineyi çalışır durumda bırakmalıyım” Şimdi bu kendisince mantıklı olan açıklamayı bir de kimyasallarla birleştir, adam bir Adderall bağımlısı (Adderall dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun ve narkolepsinin tedavisinde kullanılan bir amfetamin). Kendi şeytanlarından ve annesinden kaçıyordu . Asla onu temize çıkarmıyorum. Hiçbir şekilde aklamıyorum. Adam hapiste ve yatmalı da, ancak performans açısından bakıldığında, gerçekten ilginç bir karakter.

Bir aktör olarak, dönüşümün tadını çıkardım, muhtemelen Larry sadece boy olarak değil, kütle olarak da etkileyici gözükmek için bir sürü kilo aldı. Kocaman bir göbeğe sahip oldu. Sanırım orada travmatik bir yeme sorunu vardı. Sonra aksanı ve peltek konuşmasının tuhaf yapmacıklığı. Söylemek gerekirse, üzerinde düşünülmesi gereken çok şey var.

Bir rol için kilo almaya çalıştığınızda yaptığınız hareket veya yediğiniz yemek nedir?

İki kızım var, biri 10 yaşında, diğeri 13 yaşında ve hepsi sınırsız, özellikle 10 yaşındaki. Bir tırpan kadar zayıf ama bir gurme. Bu yüzden yemek yapıyorum. Yemek yapmayı seviyorum. Normalde çocuklarım kadar yememem ve kilomu korumam gerekiyor ama bu durumda her öğünde “Hadi gidelim” diyordum. Çok fazla zaman almadı. Dışarıda çok fazla şeker ve çöp var, bu yüzden sadece bunlara abandım.

Davayla ilgili belgeselleri izlemenin ve podcastleri dinlemenin dışında başka ne gibi hazırlıklar yaptınız?

Bölgesel aksan ve ayrıntılar ve ardından [sesinin] perdesi üzerinde bir ses koçuyla çalıştım; çok daha düşük bir kayıttan konuşuyorum. Onunki çok daha genizdendi ve çok ciddi bir peltekliği vardı. Sırayla her kelimeyi düşünmek zorunda kalmadan onun gibi doğaçlama yapabilmem için ikinci doğam haline gelmesi gereken birkaç özellik vardı. Bunların çoğu, bir oyuncu olarak oyuncuları gerçekten anlayan ve bana cesaret ve makro ve mikro düzeyde oynamam ve keşfetmem için alan verebilen Elisabeth Rohm’un harika yönetimi sayesinde oldu. Tüm harika oyuncularından performanslarının en iyisini aldı. Olağanüstü bir kadro, olağanüstü bir yönetim.

Bu arada bence oyuncular duygusal dublör ücreti almalı. [ Gülüyor ] İkincil deneyimim birincil deneyimime tecavüz ediyor. Gerçekten ediyor. Çok fazla garip travmayı yeniden yaratıyorsunuz. Vücudumuza akan adrenalini veriyoruz ve serotonin ve dopamini tüketiyoruz ve kendimizi korkutuyoruz ve vücut bunu kaydediyor. Bu durumda, herkesin sadece gülebileceği, kontrol edebileceği ve “Vay canına, bu garipti.” diyebileceği bir sahneden yorulmuş ve hasarlı çıkabiliyoruz.

Larry’nin öğrencilere uyguladığı korkunç istismarın birkaç sahnesi var; onlara çekiçle vurmak, Claudia’nın başına plastik torba geçirmek… Sizin için en zor sahne hangisiydi?

Claudia’yla olan sahne. Ve çekiç sahnesi, taciz sahneleri. Geçmişte kötü karakterleri oynadım ve sonra bir süre bundan kaçındım. Ama meraklı doğası nedeniyle Larry’ye karşı koyamadım. Daha önce hiç Lifetime filmi yapmamıştım, bunu düşünmemiştim. Ve kanalın hikaye için çok uygun olduğunu düşündüm. Çünkü başka bir yayıncıda olsaydı, hikaye açık çıplaklık ve şiddetle gölgelenebilirdi. Bu hikayede kısıtlama ve belirli bir sansür seviyesi olması gerçeği ile karaktere daha derinlemesine inebildik.

Kızlarınızdan daha önce bahsetmiştiniz. Larry erkek çocuklarına da saldırsa da, kurban ettiği öğrencilerin çoğu kızdı. Baba olmak bu rolü oynamanıza yardımcı oldu mu yoksa sadece kızlarınız için daha fazla endişelenmenize mi neden oldu?

Çok korkutucuydu. Tamamen stresliydi. “Üniversiteye gitme. Orada sana göre hiçbir şey yok. Aile işine devam etl!” dedim. [ Gülüyor ]

Ray ne kadar korkutucu olsa da, zaman zaman oldukça komik. Mizah ve tehdit arasında doğru dengeyi bulmak konusunda Elisabeth Rohm ile hangi konuşmaları yaptınız?

Eh, kurbanlarını etkilemesi ve elinde tutması için çekici olması gerekiyordu. Bir grup insan içindeyken, akıllı, hızlı, komik olanlara doğru çekiliriz çünkü pek çok insan böyle değildir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir